Marina Abramović İstanbul’da!

Sanırım 'performans sanatı' deyince çoğu insanın bildiği isim, Marina Abramović İstanbul’da! 

31 Ocak – 26 Nisan 2020 tarihleri arasında Akbank’ın desteğiyle Sakıp Sabancı Müzesi’nde olacağını duyduğumuz anda, alarm kurduk ' yapılacaklar ' listesi için..

Bu sergide, kariyeri boyunca ürettiği performanslar, özel koleksiyonlar ve kurumlardan ödünç alınan eser ve dökümantasyonlarıyer alacakmış.

Yaklaşık 3 ay boyunca sürecek olan sergiyi 12.00 - 20.00 saat aralığında ziyaret edebiliyoruz.

Bayağı kapsamlı bir sergi olduğu için, bir an önce gitmek için sabırsızlanıyoruz açıkçası..

Kendisi, Fiziksel ve zihinsel sınırları zorlayan performanslarıyla ün salan, 1960’lı yıllarda ortaya çıkan body art yani vücut sanatının en önemli temsilcilerinden biri ve sanatı adeta yaşayan bir sanatçı. Soğan yediği performansıyla ilk öğrenmiştim kendisini, daha sonra araştırdıkça inanılmaz performanslarının olduğunu keşfettim. 

Okun ucunda, tek bir hataya bakan Ulay ile olan performansları rest energy dışında, en çok bilinen, birkaç performası şöyle..

Sanatçının herkesi dehşete düşüren, cani yaratıklar olduğumuzun, kesin kanıtı niteliğindeki, “Rhytm-0” .. Şöyle başlıyor. Marina Abramović, galerinin ortasında dikilmiş bir şekilde durur; önündeki masaya 72 farklı obje koyar. Abramović’in üzerinde "Ben 6 saat boyunca burada ayakta duracağım. Bu objelerle bana istediğinizi yapabilirsiniz, olacakların hepsinden ben sorumluyum." yazılı bir kağıt vardır.

''Performansın başlarında seyirciler Abramović’e karşı nazik davrandılar; gül veren, saçını okşayan, öpenler oldu. Fakat gösteri ilerledikçe izleyiciler kelimenin tam anlamıyla vahşileşmeye başladılar. Üzerini makasla yırttılar, tokat attılar, jiletle Abramović’in boynunu yaralayıp kanını emen bile oldu. Fakat Abramović bu zaman zarfında yerinden hiç kımıldamadı, tepki göstermedi. Seyircilerden birinin silahı alıp sanatçıya doğrultmasıyla performans sona erdi. Sanatçının burada anlatmak istediği; insanların özünde ne olduğu, içinde nasıl bir canavar besledikleri ve kendisinden güçsüz, savunmasız bir insana neler yapabileceğidir.''

Beni etkileyen ve farklı duygulara sürükleyen, herkes tarafından da bilinen, bir diğer performansı ise “512 Hours” adını verdiği haftanın altı günü sekiz saat boyunca bir çeşit meditasyon sayabileceğimiz performansı..

O da şöyle, ''Abramović bir sandalyede otururken masanın diğer ucundaki sandalyeye de tanımadığı insanlar 1 dakika boyunca oturyor ve sadece gözlerin anlaştığı, sessizliğin paylaşıldığı bir performans.. Her oturan kişinin ardından gözlerini kapatır ve başkası oturuncaya kadar açmaz. Gözlerini açtığında birden Abramović’in hiç beklemediği bir olay olur ve karşısında 21 yıldır ayrı olduğu aşkı Ulay’ı görür. Hiç konuşmazlar, uzun yıllardır ayrı olmalarına rağmen hiçbiri ağzını açmaz ve sadece mimikleriyle konuşurlar. 1 dakika dolunca Ulay kalkar gider ve Abramović ise gözlerini kapatıp başkasının gelmesini bekler.''

Bu performans, izleyen herkesi etkilemiş ve hüzünlendirmiştir sanırım..

Bir diğeri, Balkan Baroque isimli duygularda duygulara geçtiğimiz, performansı..

''Bodrum katında kanlı hayvan kemikleri üzerinde oturarak gerçekleştirdi. Bu kemikleri temizlemeye ve etlerden arındırmaya çalışıyordu. Zamanla ısınan bodrum katında tam dört gün geçirdi. Tahmin edilemeyecek bir kokunun içerisinde Balkan Savaşı öncülüğüyle tüm savaşları lanetledi. ''

Ses getirenler, bilindikler bunlar, ama bunun dışında bir çok performansı bulunmakta..Sanatı için çoğu şeyi göze alabilmesi, bizi kendisine hayran bırakıyor..

Sergi boyunca, 16 sanatçı tarafından gerçekleştirilecek sergi içi performansları da çok merak ediyoruz. 

Gittiğimizde gugiko'nun instagram story'sinde paylaşıyor olacağız.

Bol ilhamlar!

 

instagram.com/gugiko

sanatçı hakkında hap bilgi için izleyebilirsiniz.

Abromovic kimdir? Hap bilgi;)

 

Yazan: Beyza Işık / Funda Demirtaş

 

Yeni sezon ilhamlarımız

Nasıl olsa 80 lerde doğan bebeklerdik. 90 larda ise okullu..

Daha çok 80'lerden ilham aldığımız

ama 90lara da uzanan''BetaColor ''için ilham kaynaklarımızı senin için sıraladık.

 

https://www.nowness.com/series/fear-and-love/bethan-laura-wood-design-museum
https://www.netflix.com/title/80057883
1987’de giyilen ilk Air Max’in tasarımcısı Tinker Hatfield

http://news.nike.com/tinker-hatfield

https://www.youtube.com/watch?v=qeMFqkcPYcg
Görsel kaynakları;
1-Cocolia
2-Marimekko
3.ve 4. Aaron Tiley
5-Topshop ayakkabım:)
6.Kenzo
7. Armani- New pop serisi